Evlenmek Yolun Sonu Gibi Görünse de Aslında Bana Göre Yolun En Başıdır...
Evlenmek Yolun Sonu Gibi Görünse de Aslında Bana Göre Yolun En Başıdır...
Uzman Psikolog Selin GÖKÇADIR

Evlenmek Yolun Sonu Gibi Görünse de Aslında Bana Göre Yolun En Başıdır...

Uzman Psikolog Selin GÖKÇADIR

Evlilik kavramının, bir çiftin ilişkisinin nihayete varması şeklinde algılanmasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Evlilik ayrı bir başlangıç, yeni bir yolculuktur..

Evlilik kararı alırken bir insanın kendisini gerçekçi olarak tanımış olması ve gelecekten ne beklediğini bilmesi, karşısındaki kişiye daha somut bir gözle bakabilmesini, onun kendisi için uygun bir partner olup olmadığını anlayabilmesini kolaylaştırır. Çok genç yaşlarda yapılan evliliklerde ne yazık ki bu çok mümkün olmamakta, çiftler daha duygusal kararlarla evlenmektedirler.

Bir psikolog olarak en çok karşılaştığım durumlardan biri, evliliğin ileriki yıllarında eşlerin birbirini değişmekle suçlamasıdır.. Böyle bir durumda genellikle kişilerin ilişkinin en başından beri birbirlerini doğru tanıyamamış olmasından şüpheleniriz . İlişki sırasında bir sürü sebepten ötürü insanlar kendilerinin en gerçek halini göstermezler, ya da bazı şeylerin evlendikten sonra değişebileceğini düşünürler. Evlendikten sonra eşlerin üzerindeki baskı kalkar, daha doğal davranmaya başlarlar. Bu noktada işlerin umduğu gibi gitmediğini düşünen çiftler hayal kırıklığı yaşarlar; boşanmalar, aldatmalar gibi durumlar bu sebeple ortaya çıkar.

Yeni evlenecek, ya da evlilik yolunda ilişkileri olan kişilere tavsiyem; kendinize ve eşinize duygularınızı bir kenara koyarak objektif bakmaya çalışın. Davranışlarını, size yaklaşım tarzını, kavga ettiğiniz ya da fikir ayrılığı yaşadığınız anlarda size nasıl davrandığını iyi gözlemleyin. Çünkü bir insanla ilgili çoğu özellik yıllar içinde değişse de karakter özelliklerinin değişmesi çok zordur. Psikoterapi gibi bilimsel bir tedaviyle bile en zor değişen şey karakter özellikleridir. Bu yüzden evlenmeden önce eşinizin karakter özelliklerinin sizi mutlu etmeye yetip yetemeyeceği hakkında iyi düşünerek böyle önemli bir karar almanızı öneririm.

Mutlu, doyumlu bir evlilik insana doyumlu bir hayat sunar. Doyum, kişinin hayatı yaşarken edindiği yaşantılarla iyi olması halidir. Doyumlu evliliklerde eşler birbirini geliştirir, beraber keşfederler, beraber büyürler, hayatın normal getirileri olan iyi ve kötü yaşantıları beraber deneyimlerler, birbirlerine destek olurlar, fikir ayrılıklarına düştüklerinde birbirlerine empatiyle yaklaşırlar. Evlilikteki en önemli kavramlardan biri arkadaş olabilmektir. Arkadaş olabilen çiftler birlikte eğlenirler, hayatı birlikte yaşarlar. Bu yüzden eşinizi seçerken konuşabildiğiniz, anlayabildiğiniz, anlaşılabildiğiniz insanları seçmeniz mutlu bir evliliğin anahtarı olabilir.

Son yıllarda gençler arasında boşanmaların çok arttığı söylenebilir. 1-2 yıl içinde boşanmaya karar veren evli çiftlerin hikayelerini dinlediğimizde, aslında evlenmeden önce ilişkilerinde de problemler olduğunu görürüz genellikle. ‘’Aslında evli değilken de böyle hareketleri olurdu, ama o zaman o kadar üstünde durmamıştım.’’ gibi cümleler en sık karşılaşılanlardır. Sadece mantıkla alınmış evlilik kararlarının da eksik olduğunu düşünmekle beraber, tamamen duygularla alınmış evlilik kararlarının da mutlu bir evlilik için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Evlilik bir çok konuda bir şirket ortaklığı gibi düşünülebilir. Çocuk sahibi olmak, onun geleceğini planlamak, bir insan yetiştirmek gibi çok önemli kararların içinde alınacağı bir kurumdur. Mantıkla alınmış duygusal kararlar daha uzun vadede mutluluk getirebilir :)

Son olarak kişilik özelliklerinin mutlu bir evlilik üzerinde doğrudan etkisi olduğunu düşünüyorum. Araştırmalar, öz güveni yüksek, hayata pozitif bakan, diğer insanlara güvenebilen insanların eş seçimlerinde kendileri gibi kişileri tercih ettiğini; öz güveni düşük, kendisine ve diğer insanlara güvenmeyen, daha depresif kişilerin ise yine kendileri gibi kişilerle ilişki kurmaya meyilli olduğunu gösteriyorlar. Ayrıca kişiler bazen olumsuz taraflarının, ya da onları mutsuz eden şeylerin hayatlarına girecek doğru insan sayesinde değişebileceğini düşünürler. Bu gibi düşünceler bir ilişkinin üstüne gereksiz beklentiler yüklemekten başka bir işe yaramaz. Her koyun kendi bacağından asılır sözü bu durumu doğru açıklamaktadır. Bir insan evli de olsa bekar da olsa kişisel gelişiminden, hayatının iyi olmasından, bireysel ruh sağlığından kendi sorumludur. Tek başına bir birey olarak ne kadar varsa ve mutluysa ilişkilerinde de mutlu olma şansı o kadar yüksektir.

Hayatınıza değer katan bir insanla tanışabilmeniz ve bu yolun tadını beraber çıkarabilmeniz dileğiyle :)

PAYLAŞ
düğün trendy logo FİRMALAR HAKKIMIZDA REKLAM İLETİŞİM GİZLİLİK POLİTİKASI SİTE HARİTASI