Düğün Trendy
Evlilik Sözleşmesi İle Malvarlıklarının Korunması
Av. Nurhan YILDIRIM

Evlilik Sözleşmesi İle Malvarlıklarının Korunması

Av. Nurhan YILDIRIM

Evlilik kısaca, bir kadın ve bir erkeğin, kanunlarda düzenlendiği şekilde bir araya gelerek, ruhen ve bedenen bir ömür boyu sürecek şekilde bir aile kurması olarak tanımlanabilir.

Evlilik kararı insanın tüm hayatını etkileyen kararlardan belki de en önemlisi. Evlilikle ilgili verdiğimiz kararlar gündelik hayatımız kadar aile hayatımızı ve iş hayatımızı da etkilemektedir. O yüzden evlilik kararını ve ona bağlı kararları ne kadar bilinçli ve farkında olarak verirsek, evlilik öncesinde ve sonrasında o kadar mutlu ve huzurlu yaşayabiliriz.

Evlilikle ilgili yanlış kararlar vermemiz, mutsuz, huzursuz ve sağlıksız bir hayatın kapısını açacaktır. Elbette hepimiz insanız. Yanlış kararlar verip, yanlış evlilikler yapabiliriz. Ancak evlilik öncesi vereceğimiz bazı kararlar bizleri en azından bir takım hukuksal sorunlardan koruyabilir. Örneğin; evlilik sözleşmesi. Yaşadığımız zamanda insanlar evlenmek için okul sonrasında iyi bir işe girmeyi, ev, araba sahibi olmayı beklemekteler. Her ne kadar aile kurumu günümüzde kutsallığını korusa da, kişiler, boşanma durumunda, maddi olarak zarar görmemeyi, ya da ikinci evlilik söz konusuysa önceki evlilikten olan çocuklarının ileride miras haklarının zarar görmesini sözleşme yoluyla engellemeye çalışmaktalar.

“ Yürürlükte olan Medeni Kanun’umuza göre, eşler evlenmeden önce ya da sonrasında evlilik sözleşmesi yapmamışlarsa, boşanma durumunda, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren evlilik içerisinde edindikleri malları eşit olarak aralarında paylaşmaları gerekmektedir. Yasal mal rejimi olarak da tanımlanan “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” evlilik öncesi ya da sonrasında başkaca bir mal rejimini kabul etmeyen eşler açısından geçerli olacaktır. Ancak eşler isterse, yasada belirlenmiş diğer mal rejimlerini de noterde yapacakları bir sözleşme ile kabul edebilirler. Ayrıca evlenme başvurusu sırasında Evlendirme Memuru’na yapılacak bir yazılı bildirimle de taraflar aralarında geçerli olmasını istedikleri mal rejimini seçebilirler.

Yani hiç bir sözleşme olmaması durumunda yasalar evlilik sonrasında edinilen malları ortak bölüşmeyi kapsıyor evet bununla birlikte Medeni Kanun’da edinilmiş mallara katılma (yasal rejim), mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı olmak üzere 4 faklı mal rejimi sözleşmesi düzenlenmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde taraflar evlilik içerisinde edindikleri mallara ortak olarak sahiptirler. Mal ayrılığı rejiminde ve paylaşmalı mal rejiminde eşlerden her biri yasal sınırlar içerisinde kendi mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. Mal ortaklığı rejiminde ise eşlerin tüm mallarının ortaklığa dahil olması söz konusudur.

Aslında baktığınızda hayatınızın en önemli ortaklığına imza atıyorsunuz, hayatınıza ortak alıyor ve bir başka hayata ortak oluyorsunuz, konuya biraz da böyle yaklaşmakta fayda var.
Tabii ki evlilikte hayatinizi nasıl paylaşacağınız size ait düzenlemeler ama edinilen malların ya da ortak birikimlerin paylaşımına dair yasal düzenlemelerinizi yapmanız olası ve bu iyi bir şey.
Ülkemizde evlilik sözleşmesi düzenlenmesi yeni yeni yaygınlaşmaya başladı, çoğu eş için bu ürkütücü ve güvensizlik veren bir davranış gibi geliyor, aksine unutmayın tarafları eşit olarak koruyacak ve belki de ayrılık sonrası yaşanacak bir çok büyük sorundan kurtaracak bir yöntem. Tabii ki kimse ayrılmak için bu yola çıkmaz, bir evlilik de sadece ayrılıkla bitmez ölüm de göz önünde bulundurulması gereken etkenlerden biri. Şimdi böyle anlatınca gerçekten masal cadısı gibi duruyorum ama bende iyi niyetle anlatıyorum bunları.

Sözleşme düzenlemeyi tercih edenler ise büyük çoğunlukla mal ayrılığı rejimini kabul ediyorlar
yani, hep bir rejim söz konusu.
Taraflar evlilik öncesinde ya da sonrasında mal rejimlerinden birini noterde yapacakları bir sözleşme ile kabul edebilirler. Taraflar her zaman bu sözleşmenin koşullarını değiştirebilir ya da tamamen vazgeçebilirler.
Eşler evlilik süresince emek harcayarak elde ettikleri mallarını paylaşmak istemezlerse mal ayrılığı rejimini seçebilirler ya da tüm mallarının ortak olmasını isterlerse mal ortaklığını seçebilirler. Anlaşılacağı üzere evlilik sözleşmesi ile aslında bir mal rejimi değişikliği sözleşmesi yapılmaktadır.

Türk hukukuna göre şartlara bağlı sözleşme yapılamamaktadır. Yani evlilik boşanma ile sonuçlanırsa çocuğun velayetinin mutlaka babaya verileceğine dair bir şart geçersizdir. Ya da taraflardan birinin diğerini aldatması söz konusu olsa bile tazminat ödemeyeceğine dair şart geçersiz olacaktır.
Mal rejimi düzenlenmesinin en önemli faydası, eşlerin önemli bir kurum olan evlilik birliğine girmeden önce eşlerin ortak menfaatlerine uygun maddi koşulları ve ona uygun mal rejimini belirlemesidir. Eşler istek ve ihtiyaçlarını net olarak belirleyip, bir avukata danışarak evlilik süresince ve sonrasında malvarlıklarına uygulanacak mal rejimini seçebilirler. “

PAYLAŞ
düğün trendy logo FİRMALAR HAKKIMIZDA REKLAM İLETİŞİM GİZLİLİK POLİTİKASI SİTE HARİTASI